DOLAR 47,59 ▲ %+0,00 EURO 54,98 ▲ %+0,00 STERLIN 64,09 ▲ %+0,00 ALTIN 6.493 ▲ %+0,00 GUMUS 94,34 ▲ %+0,00 BITCOIN 3.059.989 ▲ %+0,00
YAŞAM

Efkârı Çayda Demleyen, Duyguyu Şiire Döken Bir Gönül Adamı

Efkârı Çayda Demleyen, Duyguyu Şiire Döken Bir Gönül Adamı




Samsun’un en hareketli noktalarından biri olan Cumhuriyet Meydanı’nda, hayatın karmaşasına inat, demli bir çay kokusuna eşlik eden naif bir ses yükseliyor. Bu sayıdaki konuğumuz; memuriyetin ardından sığındığı 4 metrekarelik çay ocağını bir edebiyat durağına çeviren, ilkokul yıllarından beri kalemi elinden bırakmayan "Şiir Sevdalısı" Mustafa Elibol.

Yaklaşık 20 yıldır Cumhuriyet İş Hanı’nda hem çayını hem de duygularını demleyen Elibol, Antoloji sayfalarında yankı bulan dizeleriyle okurlarını farklı bir yolculuğa çıkarıyor. Küçük bir dükkândan büyük hayallere uzanan, samimiyet ve edebiyatla harmanlanmış bu ilham verici hayat hikâyesini Mustafa Elibol ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportajla aralıyoruz.

 Merhaba Mustafa Bey. Okuyucularımız sizi daha yakından tanımak istiyor. Bize kendinizden bahseder misiniz?

 Merhabalar. Ben Mustafa Elibol. 1965 yılında Çarşamba’da dünyaya geldim ancak çocukluğumdan beri Samsun’da ikamet ediyorum. Tahsil hayatımı da burada, bu güzel şehirde tamamladım; tabiri caizse ömrümüzü Samsun’a adadık. Şiire olan merakım çok küçük yaşlarda, henüz ilkokul sıralarındayken başladı. Kendi iç dünyamı kağıda dökmeye o günlerde niyet ettim. 1987 yılında memuriyet hayatına adım attım. Yıllarca süren bu hizmetin ardından emekli oldum ve sonrasında kendimi hem bir meşgale hem de dostlarla bir araya gelme vesilesi olan bu küçük çay ocağında buldum. Şimdi burada hem çayımızı demliyor hem de ömrümüzü şiirle harmanlamaya devam ediyoruz.

Şiir yazma serüveniniz tam olarak ne zaman başladı? Hafızanızda yer eden, "yazdığım ilk mısra buydu" diyebileceğiniz bir anınız var mı?

 Şiirle olan bağım az önce de değindiğim gibi ilkokul sıralarına kadar uzanıyor. Hiç unutamadığım bir anım vardır; ilkokul öğretmenimin eşi müfettişti. O dönemde Fatih Sultan Mehmet’e ithafen bir şiir kaleme almıştım. Şiirim o kadar beğenilmişti ki bir yerlerde basılmıştı, ancak çocukluk hali işte; şu an nerede yayımlandığını tam anımsayamıyorum. Ama o ilk heyecan, o ilk takdir edilme duygusu beni şiire bağlayan asıl güç oldu.

Peki, o günlerden bugüne taşınan, hatırladığınız ilk mısranız neydi?

 Şiire cihan padişahına seslenerek başlamıştım. Hafızamda kalan o ilk mısralar, “Tarihte görülmemiş bir olay yarattın!” şeklindeydi. O yaşlarda bir çocuğun tarihî bir şahsiyete duyduğu hayranlığı kâğıda dökmesi, benim edebiyat yolculuğumun da ilk taşlarını döşemiş oldu.

 Memuriyet hayatının yoğun temposunda kalemi elden bıraktığınız oldu mu? Yoksa yazma tutkusu emeklilikle birlikte mi yoğunlaştı?

 Yazmak benim için bir dönem değil, bir yaşam biçimi. İlkokuldan bu yana hayatımın her evresinde yazmaya devam ettim. Şimdilerde Antoloji sayfasında kayıtlı olan 48 şiirim bulunuyor ancak bu işin sadece görünen kısmı. Maalesef bir şekilde imha olan ve ulaşılamayan 350’ye yakın şiirim daha vardı. Onları bir şekilde koruyamadım ama o kayba rağmen yazma şevkimi hiç yitirmedim. O tarihten bugüne, duygularımı dizelerle anlatmaktan hiç vazgeçmedim.

 Sizi şiire iten özel bir olay veya bir isim oldu mu? Mustafa Elibol’un ilham kaynağı nedir?

Şiir yazmayı ben şöyle özetliyorum: Duygu, kişiye özel ve anlık bir meseledir. Dolayısıyla hayatta karşınıza çıkan her şeyden ilham alabilirsiniz. Bu bazen yol kenarındaki bir taş, bazen bir ağaç, bazen de bir insan veya toplumsal bir olay olabilir. Önemli olan o an gözlemlediğiniz şeyin içinize nasıl işlediğidir. Olay neyse, ruhunuzda bıraktığı izi mısralara ve yazıya dökersiniz; ilham benim için hayatın ta kendisidir.

 Biraz da bugünden konuşalım… Bu küçük ve samimi çay ocağında bir gününüz nasıl geçiyor?

Burada günlerim şahsen gayet güzel ve huzurlu geçiyor. Benim hayat felsefelerimden biri şudur: "Başkasının sarayındansa, senin olan kulüben daha iyidir." Emanetçisi olduğum bu yer sadece 4 metrekarelik bir alan olabilir ama bana ait, buranın ruhu benimle şekilleniyor. Bu yüzden burası benim için çok özel. Memuriyetten emekli olduktan sonra boş durmak bana göre değildi; biz çalışmaya, üretmeye alışmış insanlarız. Burada kendimi hem oyalıyor hem de insanlarla sürekli iletişimde kalarak sosyalleşiyorum. Bu uğraş bana yaşam enerjisi veriyor.

 Peki, buradan gelip geçenler, iş hanındaki komşularınız veya müşterileriniz şiirlerinize ilham oluyor mu?

 Az önce de belirttiğim gibi, ilham sadece bir kişiye veya tek bir görsele bağlı değildir. Etkilendiğiniz herhangi bir olay sizi bir duyguya sürükleyebilir. Tabii ki gün boyu insanlarla ettiğimiz istişareler, paylaştığımız dertler veya neşeli sohbetler beni duygusal olarak hangi mecraya sürüklüyorsa, oradan esinlenerek kalemi elime alıyorum. İnsan, benim şiirlerimin en önemli duraklarından biri

 Peki, buraya gelen müşterilerinizle şiir üzerine sohbetler ediyor musunuz? Dükkânda edebiyat rüzgârları esiyor mu?

 Bana göre şiir ve genel anlamda sanat, çok mahrem ve özel bir uğraş. Nasıl ki her doğru her yerde söylenmiyorsa, sanatsal konuların da her ortamda rastgele konuşulması işin büyüsünü ve özelliğini zedeler diye düşünüyorum. Şiirin mahiyeti, ancak ondan anlayan veya gerçekten ilgi duyan bir ruhla paylaşıldığında değer kazanır. Bu yüzden o derin diyaloglara sadece doğru kişiyle ve doğru zamanda girmeyi tercih ediyorum.

 Şöyle bir geçmişe dönüp baksanız; bugünkü tecrübenizle genç Mustafa’ya neler söylemek isterdiniz? Bu yaştaki Mustafa Bey’in, o genç delikanlıya öğüdü ne olurdu?

 Geriye dönüp baktığımda elbette her insan gibi benim de eksiklerim, yanlışlarım olmuştur. Ancak her şeye rağmen bugün "ben" olduğum için çok mutluyum; kendisiyle barışık bir insanım. Tabii ki bugünkü aklım ve tecrübem olsaydı, geçmişte "keşke yapmasaydım" dediğim hataları yapmazdım. Fakat sonunda şunu anlıyorum: Hayatta her şey yaşanması gerektiği gibi, vaktinde yaşanıyor. İyisiyle kötüsüyle, doğrusuyla yanlışıyla bu süreç beni ben yaptı. Sonuç olarak ben, Mustafa Elibol ile barışık yaşamayı öğrenmiş biriyim; bu benim için en büyük huzur.

Şiir yazmaya meraklı gençlere veya yazmaya niyetlenen okurlarımıza bir tavsiyeniz var mı? Şiirsel bir perspektifle bakarsak neler söylemek istersiniz?

 Şiire gönül veren arkadaşların, öncelikle iyi birer gözlemci olmaları gerektiğini düşünüyorum. Şiir yazmak, duyguları sadece kalıplaşmış kelimelerle ifade etmek değildir. Asıl maharet; içinizden gelen o saf duyguyu, hissettiğiniz halini bozmadan, yalın ve net bir şekilde kağıda dökebilmektedir. Eğer kaleminizle aranızdaki engelleri kaldırıp samimiyetinizi koruyabilirseniz, işte o zaman gerçek bir eser ortaya koyabilirsiniz.

Son olarak, okurlarımız için şiirlerinizden küçük bir kesit paylaşır mısınız?

 Genelde şairlerin kendi yazdıkları şiirler o an akıllarına gelmez, bir yerden bakma ihtiyacı duyarlar. Dijital dünyada, Google üzerinden ismimi aratarak tüm şiirlerime ulaşmak zaten mümkün. Ancak şu an zihnimde yankılanan, ömrü özetleyen şu dizeleri paylaşmak isterim:

"Yolum var benim, Uzun mu uzun. Hem çok kısa, hem çok uzun. Ömür dediğin bir kısa gün, Aç gözünü kapat, ölüm gördüğün..."

 Son olarak, PM Dergi’nin 10. sayısı vesilesiyle okurlarımız için neler söylemek istersiniz?

Derginizin önceki sayılarını inceleme fırsatım oldu; gerçekten çok başarılı buldum. Toplumun her kesimine, her karakterden insana hitap edebilen çok geniş bir yelpazeye sahipsiniz. Anlatım diliniz gayet net ve anlaşılır. En önemlisi de "halktan" bir dergi olmanız; her insanın kendinden bir şeyler bulabileceği paylaşımlar yapıyorsunuz. Bu samimi yayına konuk olmaktan ve sizlerle bu röportajı gerçekleştirmekten büyük mutluluk duydum. Başarılarınızın devamını diliyor, hepinizi tebrik ediyorum.

— Biz de bize bu değerli vaktinizi ayırdığınız ve gönül dünyanızı açtığınız için çok teşekkür ederiz Mustafa Bey.

— Rica ederim, benim için bir zevkti.

"Samsun’un kalbinde, 4 metrekarelik mütevazı dükkânında devasa bir gönül dünyası barındıran Mustafa Elibol’a bu samimi sohbeti için teşekkür ediyoruz. Bir sonraki insan hikâyesinde buluşmak dileğiyle..."



playmedya

Haber Yazarı

playmedya PM DERGİ HABER sitemizde deneyimli yazarlarımızdan biridir. Güncel haberleri ve analizleriyle okuyucularımıza kaliteli içerik sunmaktadır.

Benzer Haberler

Yaban Mersini Ekonomiye de Sağlığa da Katkı Sağlıyor YAŞAM
Yaban Mersini Ekonomiye de Sağlığa da Katkı Sağlıyor

...

10.07.2026 Oku
UZMANLAR UYARIYOR SU TÜKETİMİNE DİKKAT YAŞAM
UZMANLAR UYARIYOR SU TÜKETİMİNE DİKKAT

...

23.06.2026 Oku
Kadın Gücüyle Dönüşüm: SAMİKAD YAŞAM
Kadın Gücüyle Dönüşüm: SAMİKAD

...

23.06.2026 Oku
Yaz Aylarının Vazgeçilmezi Karpuzun Faydaları Saymakla Bitmiyor YAŞAM
Yaz Aylarının Vazgeçilmezi Karpuzun Faydaları Saymakla Bitmiyor

...

22.06.2026 Oku