DOLAR 47,59 ▲ %+0,00 EURO 54,98 ▲ %+0,00 STERLIN 64,09 ▲ %+0,00 ALTIN 6.489 ▲ %+0,00 GUMUS 94,32 ▲ %+0,00 BITCOIN 3.063.368 ▲ %+0,00
Eğitim

Bir çocuğu gerçekten tanımak ne demektir?

Bir çocuğu gerçekten tanımak ne demektir?

Bir çocuğu gerçekten tanımak ne demektir?




Sadece yaşını bilmek mi?


Neyi sevip neyi sevmediğini görmek mi?


Yoksa ağladığında neden ağladığını…


öfkelendiğinde aslında neye ihtiyaç duyduğunu…


sessiz kaldığında içinde neler olduğunu anlayabilmek mi?




Biz yaklaşık altı yıl önce tam da bu soruların peşine düştük.




Ve yolumuz mizaç temelli yaklaşımla, yani Enneagram sistemiyle kesişti.




O günden beri okulumuzda sadece çocukları değil;


öğretmenlerimizi, ailelerimizi, ilişkilerimizi, iletişim biçimlerimizi de yeniden tanımaya başladık.




Çünkü şunu fark ettik:




Her çocuk aynı şekilde öğrenmiyor.


Her çocuk aynı şeye üzülmüyor.


Her çocuk aynı anda konuşmak, paylaşmak, hareket etmek istemiyor.




Bir çocuk çok düzen ararken,


bir diğeri özgürlük istiyor.




Bir çocuk kalabalıkta parlıyor,


bir diğeri sessiz alanlarda kendini güvende hissediyor.




Ve biz yıllarca çocuklardan aynı davranışı beklediğimizde aslında onların doğasını kaçırabiliyoruz.




Mizaç temelli yaklaşım bize şunu öğretti:




“Davranışın altında bir ihtiyaç vardır.”




İnatçı dediğimiz çocuk belki kontrol kaybından korkuyor.


Çok hassas dediğimiz çocuk belki dünyayı herkesten daha derin hissediyor.


Sürekli hareket eden çocuk belki keşfederek öğreniyor.


Sessiz çocuk ise belki önce güvenmek istiyor.




Biz çocukları değiştirmeye çalışmak yerine önce onları anlamayı seçtik.




Ve işin en güçlü tarafı şu oldu:




Sadece çocukların değil, ailelerin ve öğretmenlerin mizaçlarını da tanımaya başladık.




Çünkü bazen sorun çocuk değildir.


Bazen farklı iki mizacın birbirini yanlış okumasıdır.




Düzen odaklı bir ebeveyn ile özgür ruhlu bir çocuk…


Duygusal bir çocuk ile çözüm odaklı bir öğretmen…


Hassas bir öğretmen ile yüksek enerjili bir sınıf…




Birbirlerini tanımadıklarında çatışma çıkıyor.


Ama birbirlerinin mizacını anladıklarında ilişki dönüşüyor.




Bugün okulumuzda öğretmenler çocuklara sadece “davranış” üzerinden bakmıyor.


“Bu çocuk neden böyle davranıyor?” sorusunu soruyor.




Aileler çocuklarını başkalarıyla kıyaslamak yerine onların doğasını görmeye başlıyor.




Çocuklar ise en önemlisi…


“Olduğu haliyle kabul gördüğü” bir ortamda büyüyor.




Çünkü her çocuk aynı çiçek değil.


Ve hiçbir çiçek aynı hızda açmıyor.




Bizim için eğitim sadece akademik gelişim değil.


Kendini tanıyan, duygusunu anlayan, ilişkilerini sağlıklı kurabilen insanlar yetiştirmek.




Belki de gerçek eğitim tam burada başlıyor.

playmedya

Haber Yazarı

playmedya PM DERGİ HABER sitemizde deneyimli yazarlarımızdan biridir. Güncel haberleri ve analizleriyle okuyucularımıza kaliteli içerik sunmaktadır.

Benzer Haberler

Her Çocuk Bir “Akıl Küpü”dür Eğitim
Her Çocuk Bir “Akıl Küpü”dür

...

23.06.2026 Oku
STRESE DİKKAT Eğitim
STRESE DİKKAT

...

19.06.2026 Oku
ÇOCUK GELECEĞE HAZIRLANMAZ, GELECEK ÇOCUĞA GÖRE KURULUR Eğitim
ÇOCUK GELECEĞE HAZIRLANMAZ, GELECEK ÇOCUĞA GÖRE KURULUR

...

19.06.2026 Oku